|
|
| |
|
| |
| |

DENİZ ÜRÜNLERİ |
Deniz ürünleri, insanoğlunun beslenme
ihtiyacını karşılamada önemli bir yer tutar. Öyle ki sanayideki
kullanım alanı bir yana bırakılırsa, bu gıda türü, kolay işlenmesi,
kurutulmaya ve tuzlanmaya elverişli oluşuyla ev hanımlarımızın
kurtarıcısıdır. Deniz ürünleri kalori yönünden etle benzer değerdedir.
100 gr balık etinde 100 kalori vardır. 100 gr koyun eti 105,
sığır eti 101, kuzu eti 87, dana eti 85 kalori verir. Balıklarda
ayrıca çok zengin A, B1, B2, D ve K vitaminleriyle fosfor ve
kalsiyum bulunur. Protein yönünden de zengindirler. Örneğin
yağlı bir balık etinin 100 gramında 22, yağsızında ise 10 gram
protein vardır.
Besleyici değerleri çok yüksek olan deniz ürünleri, fazla yağlı
olmamak ve tavada kızartılmamak şartıyla, et ürünlerinden daha
kolay sindirilirler. Balık etleri, diğer et ürünlerine göre
daha körpedir ve bağlantı dokuları bulunmaz. Bununla birlikte
balık etlerinin besleyici özellikleri, tadları ve sindirilmelerinin
kolaylıkları, balıkların içinde bulunduğu ortama, ürünlerin
cinsine ve pişirme yöntemlerine göre değişir.
Öte yandan, deniz ürünlerinin tatları ve besleyici özellikleri,
bulundukları denizin temizliğine ve aldıkları besinlere de bağlıdır.
Bu yönden çeşitli ülkeler, deniz ürünlerinin bulunduğu yerleri
temiz tutucu, besleyici özelliklerini koruyucu ve geliştirici
tedbirler almaktadır. Bu gibi tedbirlerin alınmamasının, deniz
ürünlerinin besleyici özelliklerinin yitirilmesi yanında, türlerini
azalttığı ve giderek böylesine önemli bir besin kaynağının yok
olmasına yol açtığı görülmektedir.
Deniz ürünleri başlıca iki grupta ele alınırlar; kabuklu ve
kabuksuz deniz ürünleri. "Kabuksuzlar" sınıfına giren balıklar
da iki gruba ayrılır; deniz balıkları ve tatlı su balıkları.
Öte yandan, balıklar cinslerine, yağlılık derecelerine ve sindirilmelerine
göre sınıflandırılırlar; beyaz etli balıklar, siyah etli balıklar
gibi... Beyaz etli balıklar ( kalkan, pisi, dil, levrek, kefal,
gümüş, barbunya ) yağsız olup, sindirimleri kolay ve jelatini
fazladır. Bu nedenle, bu gibi balıkların yağlı oldukları zamanlarda
ızgarası, yağsızken de kızartması, haşlaması yapılır. Siyah
etli balıklar ( uskumru, palamut, hamsi, torik, istavrit, kılıç
) ise, daha yağlı ve daha lezzetli olmakla birlikte, sindirimleri
kolay değildir. Jelatinleri bulunmadığı için haşlamaya da elverişli
değildir. Izgaraları, tava ve buğulamaları yapılır. Tatlı su
balıkları, deniz balıklarına oranla daha az lezzetlidir. Bunun
için, lezzetli oldukları zamanları bilmek ve ona göre kullanmak
gerekir. Örneğin, alabalığı yazın, sazan ve tatlısu levreğini
sonbahar ve kışın kullanmalıdır.
Kabuklu ve kabuksuz tüm deniz ürünlerinin besleyici özellikleri,
bütünüyle taze olup olmamalarına bağlıdır. Taze olmayan balıklar,
besin değeri taşımadıkları gibi, sağlık için önemli bir tehlike
oluştururlar. |
| BALIĞIN TAZE
OLUP OLMADIĞI NASIL ANLAŞILIR?
|
Et ürünlerinin aksine balık bekletildiği
sürede tadı artmaz. Avlanma ve tüketilme arasındaki sürenin
uzaması, bayatlamasına neden olur. Balıktan yararlanmanın en
iyi yöntemi, kuşkusuz, hemen tüketilmesidir. Ancak, çoğu kez
böyle bir fırsat olmaz. Bu nedenle balığın tazeliğini korumak
gerekir. Bu amaçla uygulanan en iyi yöntem, balığın buz içine
konulması ya da dondurulmasıdır. Bazen de tazelikleri yeniden
su içine salınarak korunur. Ancak bu şekil, en fazla 48 saat
kadar korumaya elverişlidir.
Sudan çıkarılan balığın kendiliğinden ölmesini beklemek yerine,
başının altını biraz kesip, temizleyerek su içine koymak, etin
tadını ve besin değerini korumak için iyi bir yöntemdir. Bu
nedenle avcılar, özellikle büyük balıkları avladıklarında, sırt
ve karınlarını derhal yararak su içine koyarlar.
Taze balıkların solungaçları kırmızı, pembe ve ıslak, gözleri
lekesiz ve parlak, pulları ve yüzgeçleri diri, kasları sert
ve esnektir. Basıldığında iz bırakmaz, ele alındığında yumuşayıp
bükülmez. Ayrıca, bayat balık, zehirleyici mikropların üremesi
ya da bunların bıraktıkları toksinler nedeniyle, ağır bir çürümüş
et kokusu verir.
|
| HAZIRLAMA YÖNTEMLERİ |
|
Bazı durumlarda satın aldığımız balıklara uygun bir pişirme
yöntemi uygulamak, bazen de pişireceğimiz yemeğe uygun olan
balığı aramak gerekir. Bu daha çok aile bireylerinin beslenme
durumları ve alışkanlıklarıyla ilgilidir.
Ayrıca ailedeki sayıya göre de alınacak balık miktarı saptanmalıdır.
Örneğin, kemiksiz, fileto dilim balıkların 150-200 gramı bir
porsiyon, kemikli dilimler ya da küçük bütün balıkların 250-300
gramı bir porsiyon olarak hesap edilmelidir. Istakoz bir kişi
için 300-400 gr, karides ise 250 gr olarak hesaplanır. 2 kiloluk
bir ıstakoz 6-8 kişi için yeterlidir.
Balığı dilimlenmiş olarak alıyorsanız etinin kokusuz, pembe
ve gevşememiş olmasına çok dikkat etmeli. Istakozu mutlaka
canlı olarak satın almalısınız.
Kabuklu deniz ürünleri ele alındığında ağırca olmalı, istiridye
ve midye kabukları sıkı kapalı durumda bulunmalıdır. Elle
bastırıldığında etleri tekrar eski halini almalıdır. Midyeyi
kabuklarından ayıklanmış olarak satın alıyorsanız kokusuz
olmasına dikkat edin. Açıldıklarında serin ortamda (buzdolabının
+6,+8 derecelik bölmelerinde) 2-3 saat kadar bekletilebilirler.
Midyelerin iri ve küçük olanları vardır. Sulu olmalıdır.
Kırılmış, kabukları açılmış midyeler, suyunu muhafaza etmediğinden
alınmamalıdır. Kabuklu deniz ürünleri pişme sırasında açılmıyorsa
tazeliğinden kuşkulanılmalıdır.
İstiridyeler, yıkanıp tuzlu soğuk suda bir saat bekletilerek
kumları temizlendikten sonra kabuğuyla kaynar suyun içine
atılır. Bir süre sonra kabuklar kendiliğinden açılır. Midye
ayıklamada ise, ucu çok sivri, fakat yapısı kalın kısa özel
bir bıçak kullanılır. Sivri uç aradan sokulur. Bıçak yavaş
yavaş yürütülerek bir defada açılır. Karidesler canlı ve buz
üzerinde muhafaza edilirler.
|
| TEMİZLEME - AYIKLAMA |
|
Balık alınır alınmaz temizlenmelidir. Temizlemeye balığı
soğuk suda yıkayıp elle ovuşturarak başlanır. Az pullu balıkları,
pulları kolay çıkıyorsa, su içinde ovuşturmak yeterlidir.
Derisi yüzülerek fileto edilecek balıkların pullarını kazımaya
gerek yoktur.
Pullu balıklar ise, sol elle kuyruğundan tutup, başı sağa
gelmek üzere tahtaya yatırılır. Sağ eldeki bıçağın ağzı ile
kazıyarak sürtülür. Bir yandan sürtme işlemine devam edilirken,
bir yandan da sol elle tutulan balık çevrilerek pullar tamamen
temizlenir. Pulları kolay çıkmayan balıkların gövdelerini
iri tuzla (kaya tuzu) ovmak işi kolaylaştırır. Temizlemeye
gelince;
*Bu iş için ayrılan makasla yüzgeçleri kesilir,
*Solungaçlar elle çıkarılır,
*Gövde altından itibaren sola doğru iki parmak kesilip, bağırsaklar
boşaltılır,
*Balığın kafasını ve kuyruğunu koparmak isteğe ve hazırlanacak
yemeğin özelliklerine bağlıdır (levrek gibi bazı balıkların
kafalarının lezzetli ve besleyici olduğu unutulmamalıdır).
*Kan pıhtıları yok oluncaya kadar akar suda iyice yıkanmalıdır.
*Özellikle tavada kızartılacak balıklar, yıkandıktan sonra,
temiz bir peçete içinde kurulanmalıdır.
*Dolma yapılacak balıkların içini, solungaç tarafından çekerek
boşaltmak biraz güç olmakla birlikte mümkündür.
*İri ve kemikli balıklar, satıcılara temizletilip, dilimlendirilmelidir.
Ancak bu balıkların da yeniden yıkanmaları, kan kalıntılarından
arınmaları bir peçete içinde kurulanarak pişirilinceye kadar
serin bir ortama alınmaları gerekir.
*Kılıç, levrek, palamut gibi bazı balıkları, gövdeleri boyunca
kemiklerinden ayırarak fileto yapmak ve kılçıklarından kurtararak
dilimlemek de mümkündür
|
| FİLETOLARA AYIRMAK
|
| Kalın kılçıklı etli balıklar filetolara ayrılırlar.
Bunun için:
*Balığın kafası, solungaç hizasından kesilerek atılır.
*Kafanın bittiği yerden kuyruğa doğru bel kemiği üzerinden
her iki yüzden ve 3-4 mm içeriden keskin bir bıçak ucu ile
çizilerek eti kesilir.
*Bıçağın ucuyla kafa tarafından yatay olarak etle deri arasına
girilir. Bıçak kaydırılarak kuyruk derisi üstünde bırakılmak
üzere yüzülür.
*Daha sonra, sırasıyla, her iki taraftan kemik ve kılçıklarla
et dokusu arasına bir bıçakla yatay olarak girilip, et kemikten
sıyrılarak iki yassı dilim elde edilir. Çıkarılan kemikler
atılmamalı, yıkanarak pişme suyunda ya da balık çorbası yapımında
kullanılmalıdır.
*Filetolara ayırmayla balık etinin kalınlığının her tarafta
aynı olması sağlandığından pişirme daha iyi olur.
*Filetolar, balığın büyüklüğüne göre bir kişilik, 2-3 dilimlik
ya da 1-2 dilimlik parçalar halinde olabilir.
Kabuklu deniz ürünlerinden ıstakoz ve böcekler, haşlandıktan
sonra ayıklanır. Karnındaki özel salyası ve yumurtaları çıkarılır.
Yumurtalarından tarama gibi sos yapılabilir. Karideslerin
kabukları çıkarıldıktan sonra, çepeçevre siyah iplikçik halinde
bağırsağı elle alınıp soğuk suda yıkanması gerekir.
|
| PİŞİRME YÖNTEMLERİ
|
| Haşlama: Kılçıksız, iri kemikli,
beyaz etli balıklar ayıklandıktan sonra, bütün olarak ya da
fileto ve dilimler halinde, yayvan kapaklı bir tencerede (tercihen
içi ızgaralı özel balık tenceresinde) pişirilir. Bu sırada içine
tatlandırıcı sebzeler (soğan, havuç, kereviz), kokulu otlar
(kereviz yaprakları, maydanoz, kekik dalları), tane karabiber,
tuz, limon suyu, sirke, beyaz şaraplardan herhangi bir çeşit
ve zeytin yağı karışımıyla tariflerde belirtildiği ölçüde su
konulmalıdır.
Balıklar sözü edilen malzemeyle 15-20 dk kadar kaynatıldıktan
sonra ateş hafifletilerek pişirme ortamına alınmalıdır. Balık,
çok çabuk piştiğinden, bu süre içinde suyu, istenilen lezzeti
ve hoş kokuyu almış olur. Ancak hiçbir zaman fokur fokur kaynatılmamalıdır.
Fazla kaynama balık etlerinin lif lif erimesine neden olur.
Ateşi iyi ayarlayıp, kaynamayı göz göz olabilecek biçimde
tutmalıdır. Genellikle balıklar, haşlama yönteminde 12-15
dk arasında pişer.
Haşlama suyunu gelişigüzel ölçüde tutmak, besin kaybına
neden olur. Dipte kalan bu su, ya ince bir süzgeçten geçirilip
dağıtım sırasında balıkların üzerine gezdirilmeli, ya da sos
yapımında kullanılmalıdır. Balık soğuk yenilecekse, tamamen
soğuyuncaya kadar kabında tutulmalıdır.
Buğulama: Kendi suyu ve buharıyla çok sıkı kapanmış tencerelerde
ve hafif ateş üzerinde yapılan pişirme yöntemidir. Bu işlem
için ızgaralı balık tenceresi uygundur. Pişirme süresinde
tencere kapağı hiç açılmamalıdır. Haşlama ile pişirilen bütün
balıklar buğuda da pişirilebilir. Tatlandırıcı karışıma ek
olarak fındık büyüklüğünde kahvaltılık tereyağı balıkların
üzerine konursa daha lezzetli ve kokulu olur. Pişirme süresi
16-20 dk arasında değişir. Buğulama, özellikle hastalar ve
çocuklar açısından sindirimi kolay, besin değeri yüksek olduğu
için en iyi yöntem olarak kabul edilmiştir.
Fileto balıklar, yumuşak etli beyaz balıklar (lüfer, mercan,
kırlangıç, levrek, kefal, barbunya, tekir, dil, pisi, kalkan)
biraz tereyağı, kabuğu soyulmuş limon, bir küçük defne yaprağı
ve bir çorba kaşığı beyaz şarap serpiştirilerek, hafifçe tuzlanıp
tencerenin kapağı sıkıca kapatılır, hafif ateşte, kendi buharında
pişirilir. Harlı ateşten sakınılmalıdır. Hamsi, sardalya,
uskumru gibi siyah etli balıklar da buğulama yapılabilir.
Ancak buğulama için yumuşak etli, beyaz, fileto olmaya elverişli
balıklar tercih edilmelidir.
Kabuklu deniz ürünlerinde haşlama: Canlı ıstakoz, böcek,
karides, kerevit gibi deniz ürünleri kabuklarıyla pişirilir.
Böcek haşlamada da tatlandırıcı sebzeler, kokulu otlarla kabukların
üstünü örtecek suya biraz daha fazla tuz, limon ya da sirke
katılarak haşlama suyu hazırlanır. Istakoz, akar su altında
yıkanıp kaynama suyuna atılır. Çırpınmaması ve tencere içinde
eğri durmaması için ayakları iki yandan temiz bir sopaya bağlanır.
Bütün olarak kullanılacaksa, Istakoz büyüklüğünde temiz yıkanmış
bir tahtaya düzgün bir biçimde antenleriyle bağlanarak tespit
edilir. Istakoz, sığabileceği büyüklükte bir kapta haşlanır
ve tahta üzerinde soğutulur. Sofraya kabuklu olarak getirileceği
için pişmeden önce yıkanıp zeytinyağıyla yağlanarak renginin
bozulmaması sağlanır.
Istakozun pişme süresi, büyüklüğüne göre değişir.Genellikle
18-25 dk arasında pişer. Bu sürenin tespiti cetvelle ölçülüp,
her santimi için 45-50 saniye düşünülerek ayarlanmıştır. Örneğin
30 cm boyunda bir ıstakoz, bu sisteme göre 15 dk.da pişecektir.
Istakozları ne fazla pişirmeli ne de çiğ bırakmalıdır.Piştikten
ve soğutulduktan sonra ayaklarıyla kıskaçları koparılır. Gövde
kabukları ya özel bir makasla kesilir ya da ortadan ikiye
katlanarak etleri çıkarılır. Yapılacak hazırlığa uygun olarak
etler dilimlenip süslenerek, kabukları ve pensleri ile tabii
halinde yerleştirilir. Diğer su ürünlerine gelince;
*Böcekler de ıstakoz gibi pişirilir.
*Karidesler, kabuklarıyla bir litre su için 1 kaşık tuz,
yarım limon ya da bir kaşık sirke konarak 7-8 dk haşlanıp
soğuk suya tutulur.
*Midyeler, kabuklarıyla bir fincan su ve maydanoz, kereviz
dalları, tuz, bir çay bardağı şarap konmuş bir tencerede 4-5dk
haşlanarak açılır.
Izgara: Bu yöntemde ızgara biraz ısıtılmış ve hafifçe yağlanmış
olmalı, ateş pek yakından gelmemelidir. Odun ateşinin alevi
iyice sönmüş olmalıdır. Aksi takdirde balıklar kolayca yanar.
Balıklar yağlı oldukları mevsimlerde ızgara yapılmalıdır.
200 grama kadar ağırlığı olanlar bütün, diğerleri ise dilimlenerek
ızgara yapılmalıdır. İri balıklar bütün olarak ızgara yapılırken,
iyi pişmeleri için yan tarafları sivri ve keskin bıçakla iki-üç
yerinden derince ve sonuna kadar kesmeden çizilmelidir.
Balıkları, hoş kokulu ve lezzetli olmaları için ızgaraya
koymadan yarım saat önce, limon suyu, zeytinyağı, toz defne
ve karabiber gibi koku sağlayıcı bir karışıma bulayıp bekletmek
yerinde olur.
Istakoz, böcek ve karidesler şişlere takılarak ızgara yapılır.
Izgara biber, domates ve istenirse maydanoz karıştırılmış
soğan piyazıyla servis yapılır.
Fırın: Tepsi hafifçe yağlanır. İnce kıyılmış soğan ve maydanoz
döşenir. Balıklar ya da filetolar üzerine yerleştirilir. Tuz,
biber, yarım bardak beyaz sek şarap serpilir. İstenirse limon
dilimi ya da limon suyu kullanılır. Fındık büyüklüğünde tereyağı
ya da margarin konur. 20-30 cm büyüklüğündeki balıklar sıcak
fırında 6-7 dk içinde pişerler.
Fırında kağıt paketler içinde yapılacak pişirmelere gelince;
temizlenmiş ve ızgarada olduğu gibi tat katıcı bir salamurada
dinlendirilmiş olan balıklar, zeytinyağı, limon ve bazen sebze
ilaveleriyle parşömen ya da alüminyum kağıtlara sarılarak
hepsi bir arada ya da tek kişilik paketler halinde pişirilir.
Paketlemede kullanılacak kağıtları hafif yağlamak ve sardıktan
sonra birkaç yerinden iğne ile delmek uygun olur.
Kabuklu deniz ürünleri fırında 20-25 dk.da kabuksuzlar ise
15 dk.da pişerler.
Balık, istiridye, midye gibi deniz ürünleri önceden haşlama
ya da buğulama yapılarak pişirilip fırına alınacaksa, beşamel,
morney veya domates sosuyla kaplanır. Üzerine rendelenmiş
kaşar ya da gravyer peyniri serpildikten sonra ateşe dayanıklı
cam-porselen kaplarda sadece üstten 5-10 dk kızartılarak "gratine"
edilirler.
Bunlardan başka, deniz ürünlerine balık tencerelerinde,
güveçte, tepsilerde sebze karışımlarıyla gerek fırında gerekse
ocak üzerinde suyla "yahni" tarzında pişirme yöntemi de uygulanabilir.
Kızartma: Dilimlenmiş, filetolara ayrılmış ya da bütün olarak
temizlenmiş küçük balıklarla, iç karides, iç midye gibi kabuklu
deniz ürünleri önceden kızdırılmış bol yağ içinde kızartılır.
Kızartmanın mısırözü, ayçiçek gibi bitkisel yağlarla yapılması
daha uygundur. Zeytinyağı yüksek ısıda yanar. Yanan yağlarda
ise zehirli bileşikler oluşur.
Kızartma kabının derin ve kızaracak parçaları alacak kadar
geniş olması gerekir. Örneğin bir kilo balığı iki defada alacak
kadar geniş olması uygundur. Dibi düzgün, ağır ve iyi cins
metalden yapılmış olan derin, yayvan kenarlı kaplar tercih
edilmelidir. Kızartılacak balık tuzlanıp, hafifçe una bulandıktan
sonra kızgın yağa atılır. İyi bir kızartma yapabilmek ve güzel
bir renk oluşturmak için, balıkları süte ya da biraya balıkları
unlamalı ve fazla unları silkelemelidir. Bundan başka köpürtülmüş
yumurtaya ya da kızartma bulamacına da bulanarak kızartma
yapılabilir.
Kızartma ortadan biraz fazla ısıda yapılmalı, 3-5 dk.da
bir etlerin iki yüzü çevrilerek sürdürülmelidir. Kızaran deniz
ürünler, delikli düz kaşıkla süzdürülerek, emici özelliği
olan kağıt yayılmış kaba ve birkaç dakika sonra da dantel
kağıt yayılmış dağıtım tabağına alınır. Maydanoz yaprakları
ve limon dilimleriyle süslenir. Bu arada hazır sözünü etmişken,
kızartma bulamacının tarifini de sunalım:
Bir çanağa unu koyup azar azar karıştırarak bira ve su ekleyin.
Tuz, zeytinyağı ve yumurta sarısını koyarak iyice karıştırın.
Kullanacağınız zaman önceden ayrılmış yumurta akını kar haline
getirip karışıma katın. Balığa tuz ve biber ekip bulamaca
batırın, kızgın kızartma yağında üçer dakika kadar iki tarafını
kızartın. Malzemesine gelince; 2 kahve fincanı un, 1 çay bardağı
bira ya da süt, 1 çorba kaşığı zeytinyağı, 1 adet yumurta,
1 fiske tuz kullanın.
Kızartmalar, bol kızgın yağda yapılabileceği gibi az kızartma
yağı ya da tereyağıyla balıklar tuzlanıp süte ya da biraya
batırıldıktan sonra hafifçe unlandıktan sonra da yapılabilir.
Az yağla, özellikle tereyağıyla yapılan pişirme çok eskilerden
beri uygulanan bir yöntemdir. Türk mutfağında kısaca, "tava"
olarak adlandırılır. Sağlığa en uygun biçimde yapılabilmesi
için, yağı yakmamaya, ısıyı iyi ayarlamaya ve her iki tarafı
da pişirmekle birlikte fazla kızartmamaya özen göstermelidir.
Tava balıklar da dağıtım tabağına alındıktan sonra üzerlerine
kızdırılmış tereyağına ince kıyılmış maydanoz ve limon suyu
karıştırılarak gezdirilip servis edilebilir.
Yağlı balıkları ya da mevsimlerinde özellikle yağlanmış
olan balıkları yağda kızartmamalıdır. Kalkan, levrek, barbunya,
hamsi, yayın, tekir, palamut, mercan gibi balıklar az yağlı
oldukları mevsimlerde bu yöntem uygulanarak pişirilirler.
Kabuklulardan ıstakoz, tavada büyüklüklerine göre değişmekle
birlikte10-15 dk.da, karidesler ise her tarafları 3-5 dk pişirilmelidir.
Kızartma gereci olarak bir maşa kullanılmalıdır.
|
| DENİZ ÜRÜNLERİNİN
SAKLANMASI |
| Temizlenmiş, yıkanmış ve kurulanmış olan balıklar
buzdolabında, alüminyum paketler içinde paketlenmiş olarak saklanmalıdır.
Naylon torbalarda paketleme balığın hava almasını engelleyeceğinden
tavsiye edilmez. Bunun dışında;
*Dipfriz altında 1-2 gün, buzlukta dondurularak 3-4 gün
saklanabilir. Donmuş balıklar da, etler gibi, buzdolabının
raflarında çözdürülüp hiç bekletilmeden pişirilmelidir.
*Balıklar su içinde bekletilmemelidir.
*Buzdolabı olmadığı zaman, balıklar en serin ve havadar
yerde paketinden çıkartılarak birkaç saat bekletilebilir.
*Istakoz ve böcekler buzdolabında pişmiş olarak bir gün
kalabilir.
*Orijinal ambalaj içinde buzlukta 3-4 gün, -18 derecede
2-3 ay saklanabilir.
|
| SERVİS ÖZELLİKLERİ
|
| Deniz ürünlerinden hazırlanan yemekler, sofralarda
çorba yoksa yemek listelerinde ilk sırayı alırlar.
Davet sofralarında, çerez (ordövr) olarak etten ve tavuktan
önce ilk yemek olarak soğuk servis yapılır. Balıklar, özel
çatal bıçakları ile yoksa yalnızca bıçak ve çatal ile yenir.
Bazen çatalla birlikte yenmesini kolaylaştıran küçük metal
çubuklar (dent) kullanılır. Yemekte, sıra balık servisine
gelince tabakların, çatal ve bıçakların değiştirilmesi gerekir.
Su ürünleriyle, genellikle beyaz, sek ve roze şaraplar verilir.
Türk sofralarında ise içki olarak rakı servisi yapılır.
Sıcak olarak hazırlanan çeşitler, sıcak ve ısıtılmış dağıtım
tabaklarında, soğuk olarak yenilecek olanlar en az iki saat
buzdolabında bekletildikten sonra servis edilir.
Kızartma ve tava balıklar, yağları süzdürülmüş olarak, sıcak
dantel kağıtlar yayılmış, kayık biçimi dağıtım tabaklarında,
güzel biçimlerde şekillendirilmiş, limon dilimleri ve maydanoz
yapraklarıyla süslenmiş olarak servis yapılır.
Kızartma ve tava balıkların sunuşlarında maydanoz, tere,
roka ve limon sosundan başka sos servisi yapılmaz.
Tereyağıyla yapılan tava balıkların filetoları, dağıtım
tabağında üzerine yakmadan kızdırılmış tereyağı, limon, su
karışımı sıcak servis anında gezdirilir. Sarı kabukları çıkarılarak,
incecik doğranmış ve kıyılmış maydanoza bulanmış limon dilimleri
yerleştirilir.
Izgara, haşlama ve fırında pişmiş balıklarla her çeşit sebze
garnitürleri ve balık yemekleri için uygun olabilen soslar,
en taze durumda ve özel sos kabında servis yapılır.
|
|
|
sponsor
olurum »
|
 |
| |
 |
|